Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

📍Anneler, hasta çocuklarını dizlerine oturtabilmek için duvar diplerine çömeldiler. 🤒

📍Beyaz duvarlar, beyaz demir masa, beyaz dolaplar, beyaz örtüler, beyaz sargılar, beyaz pamuklar, beyaz gömlekler… 🔘

📍Felâketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. 😁

📍Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur. 🤱

📍Elbette bir genç kız mes’ut olmak ister. 👧

📍Yalana herşey isyan etmelidir. Eşya bile. 🤥

📍Harp bitince bir güzel takma bacak yaptırırsınız, rahat rahat…🦿

📍Hepsinde aynı kusuru buluyordum: Tedavilerinde hastanın psikolojisine yer vermemek. 😏

📍Haydi… Korkma o kadar… Buradan bağırmamayı öğrendikten sonra çıkacaksın! 🗣

📍Bana uzatılan ellere, bir uçurumun dibinde imişim gibi sarıldım. 🙌 🧗🏻

📍Istıraptan korkmamanın tek ilâcı ıstıraptır. Bu ateşi o ateş söndürür. 🤒🔥

📍Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler. İki hasta kadar birbirine yakın kimse yoktur. 🤢

📍Kendimi, kitap kahramanlarından daha mühim bulduğum için, okumaktan sıkılıyorum. Istırabımın hodgâmlığı mâni oluyor. 📚 🤕

📍Dünyanın bütün tavanlarına lânet olsun. Arka üstü yatmaktan usandım. 🤬 🛌

📍Yarın hastaneden çıkacağım… Dışarıda yaşamaktan korkuyorum. 🏥 😨

✍️ İlk psikolojik romanımız ve 100 Temel Eser’de yer alan bir romandır. Peyami Safa’nın sevdiğim yönü sizi olayların içine birebir sokması ve o kahramanın yaşadıklarını size birebir yaşatmasıdır.

✍️ Kitapta hastane odasında gününü geçirmek zorunda kalan bir hastanın bütün ruh hallerine tanık olacaksınız. Psikolojik roman ve kendi yazarlarımızı okumayı sevenlere tavsiye ederim.

✍️ Peyami Safa’nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.

🔖 #FatihinKitaplığı l Günün İpucu

📆 Bir sonraki paylaşımımızdaki kitabı ve yazarını bakalım kim bilecek. 🤔 İşte alıntı:👇

📍“Onu içimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek.”